Kavsname Nedir? Kavsnameler Neden Okçuluk için Önemli?

Kavsnameler Türk Okçuluğu açısından çok önemlidir. Önemlerini anlatmaya başlamadan önce kavsname nedir onu açıklayalım.

Kavsname nedir?

Kelime Anlamı

Arapça’da kavs (yay) kelimesine Farsça nâmenin (mektup, kitap) eklenmesiyle oluşmuş bir birleşik kelimedir. İran ve Türk yazılı kültüründe okçulukla ilgili eserlere genellikle “kavsnâme” denilmek­tedir. Arap edebiyatında ise bu tür eser­ler daha çok “kavs”, “remy” (ok atmak) ve “sihâm” (oklar) kelimeleri kullanılarak adlandırılmıştır.

Amacı

Türkler, Orta Asya’dan Anadolu’ya Anadolu’dan Balkanlara kadar uzanan coğrafya içinde, kendi savaş kültürüne ait olan ok ve yay özelliklerine, karşılaştığı kültürlere ait olan ok ve yay özelliklerini de katarak savaşlarda kullanmıştır. İslami kültürle de yoğrulan okçuluk, Hz. Muhammed’in hadisleriyle hem dini hem motive edici bir nitelik kazanmıştır. İslami kaynaklara göre ok ve yay, ilk defa Hz.Adem’e verilmiştir. Ancak özellikle okçuluk, güreş, ata binme vb. savaş sporlarını destekleyen peygamber, Hz.Muhammed olmuştur. Ok ve yayın dini nitelikleri ve ok atmanın faziletlerini anlatan 40 kadar hadisin mevcudiyeti bilinmektedir. İslamiyet öncesi var olan ok, yay ve at ile ilgili kutsal kavramlar, Hz.Muhammed’in hadisleri ile desteklenince daha da ilgi görmüş, bu konuyla ilgili tercüme ve telif eserler yazılmıştır.

Amaç bakımından iki çeşit kavsname bulunuyordu. Kavsnamelerin bir kısmı ok atmanın faziletleri, Hz. Muhammed’in ok atmakla ilgili hadisleri, Adem peygamberden itibaren ok ve yayın tarihi, ok atmanın adapları, ok ve yay nasıl tutulur, ok ve yayın ölçüleri, atıcıların vücut şekilleri ve yay talim şekilleri bahsederken diğerleri tarih boyunca başarılara imza atmış olan ünlü okçulardan, menzil taşlarından ve rekorlardan bahseder. Kemankeş Mustafa Efendi Kavsnamesi günümüze ulaşan en önemli kavsnamelerdendir.

Kavsnamelerin önemi ise günümüze ulaşan ve bizlere türk okçuluğu ile alakalı bilgi veren tek kaynak olmaları. Türk okçuluğu dönemin en gelişmiş okçuluk türü olmasına rağmen, gerek okçuluk olsun gerekse yay ve ok yapımlarında minyatürler, kavsnameler ve menzilnameler haricinde başka bir imkan bulunmuyor. Günden güne çevirileri yapılan kaynaklar sayesinde Türk okçuluğunun bilimsel teknikler ile incelenerek gelişmesini temenni ediyoruz.

IX. yüzyılda yaşamış olan İslam müellifi Cahiz, Türklerin ok atmada ve binicilikteki
maharetlerini şöyle dile getirmiştir: “Türk’ün silahı, atı ve koşum takımları ile ilgili herşeyi yanında
bulunur. Türk, hızla koşan at üzerinde dört yana ok atar. Türk’ün ömrünün yarısından fazlası atın
üzerinde geçer, Türk hem çoban, hem veteriner, hem süvari hem cengâverdir. Hulâsa, bir Türk başlı
başına bir millettir.” (Eliaçık, 2013, s.150)

 

Kaynak: GÜRGENDERELİ, R., Bir Okçuluk Risâlesi: Kavsnâme, Turkish Studies – International Periodical
for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/8 Spring 2015, Filozof.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.